Modern insan neden sürekli yorgun hissediyor?
Sabah alarm çaldığında daha yataktan kalkmadan kendimizi yorgun hissediyoruz. Gün başlamadan sanki enerjimiz bitmiş gibi oluyor. Gün içinde işe gidiyoruz, sorumluluklarımızı yerine getiriyoruz. Akşam olduğunda sadece uzanmak istiyoruz. Bu durum artık geçici bir hal değil, birçok insan için sürekli yaşanan bir sorun haline gelmiş durumda. Fiziksel olarak geçmişe göre daha az yorucu işler yapmamıza rağmen kendimizi daha bitkin hissetmemiz dikkat çekici bir durumdur.
Bunun temel nedeni yorgunluğun artık bedenden çok zihinle ilgili olmasıdır. Gün boyunca düşünmek, plan yapmak, karar vermek ve sorumluluk taşımak insanı fark edilmeden yorar. Telefonlar, mesajlar, iş beklentileri ve günlük problemler zihni sürekli meşgul eder. İnsan otururken bile rahatlayamaz çünkü beyin çalışmaya devam eder.
Modern yaşamın temposu oldukça hızlıdır. Her şeye yetişme zorunluluğu insan üzerinde sürekli bir baskı oluşturur. İşte başarılı olmak, aileye vakit ayırmak, sosyal ilişkileri sürdürmek ve gelecek için plan yapmak aynı anda beklenir. Bu kadar yük bir araya geldiğinde kişi kendini sürekli gergin hisseder. Bu gerginlik zamanla yorgunluğa dönüşür.
Zihinsel yorgunluk ve dijital bombardıman
Bugünün en büyük yorgunluk nedeni zihinsel yüklenmedir. İnsan bedeni dinleniyor gibi görünse bile beyin sürekli çalışır. Gün boyunca telefonlar, bilgisayarlar ve farklı kaynaklardan gelen bilgiler zihni durmadan meşgul eder. Bu durum fark edilmeden derin bir tükenmişlik oluşturur. İnsan otururken bile kendini yorgun hisseder. Çünkü asıl yorulan beden değil, zihindir.
Gün içinde çok sayıda mesaj, bildirim ve uyarı alınır. Beyin her birine dikkat vermek zorunda kalır. Bu da zihinsel enerjinin hızlı şekilde tükenmesine neden olur. Sessizlik ve durma anı olmadığı için gerçek anlamda dinlenme gerçekleşmez. Yatakta uzanıldığında bile düşünceler devam eder ve zihin rahatlayamaz.
Sosyal medya da zihinsel yorgunluğu artıran önemli bir etkendir. İnsanlar başkalarının mutlu ve başarılı görüntülerini gördükçe kendi hayatını sorgulamaya başlar. Bu durum kişide yetersizlik hissi oluşturur. Sürekli karşılaştırma yapmak psikolojik olarak yorar. Bu yorgunluk zamanla bedene de yansır.
Buna ek olarak gün boyunca verilen küçük kararlar da zihni yıpratır. Ne giyeceğine, ne yiyeceğine, hangi işe öncelik vereceğine karar vermek fark edilmeden büyük bir yük oluşturur. Beyin de dinlenmeye ihtiyaç duyan bir organdır. Sürekli çalıştığında yorulur. Bu yorgunluk genel halsizlik olarak hissedilir.
Uyku ve beden dengesinin bozulması
Modern yaşam bedenin doğal dengesini bozmuştur. Uyku saatleri düzensizdir. Beslenme çoğu zaman sağlıksızdır ve hareket çok azdır. Bu üç temel alan bozulduğunda yorgunluk kaçınılmaz hale gelir. İnsan yeterince dinlendiğini düşünse bile beden tam olarak toparlanamaz. Gün boyu halsizlik hissi oluşur.
Telefon ve bilgisayar ekranlarından yayılan ışık, beynin uykuya hazırlanmasını engeller. Beden uyumak isterken zihin uyanık kalır. Gece geç saatlere kadar uyanık kalmak dinlenmek gibi görünse de aslında bedeni daha fazla yorar. Uyku süresi artsa bile uyku kalitesi düşer ve kişi sabah yorgun uyanır.
Hareketsiz yaşam da beden dengesini bozan önemli bir etkendir. Saatlerce oturmak kasları zayıflatır ve kan dolaşımını yavaşlatır. Bu durum bedende ağırlık ve halsizlik hissi oluşturur. Gün içinde yeterince hareket etmeyen kişiler kendilerini daha çabuk bitkin hisseder.
Beslenme alışkanlıkları da yorgunluğu doğrudan etkiler. Şekerli ve hızlı tüketilen yiyecekler kısa süreli enerji sağlar ancak ardından ciddi bir düşüş yaşanır. Gün boyunca tekrar eden bu durum sürekli yorgunluk hissine neden olur. Beden ihtiyaç duyduğu besinleri alamadığında enerjisini koruyamaz ve kişi kendini güçsüz hisseder.
Stres, gelecek kaygısı ve psikolojik baskı
Modern insan fiziksel olarak büyük tehlikeler içinde yaşamasa da zihinsel olarak sürekli gergin durumdadır. İş hayatı, gelecek planları ve çevreden gelen beklentiler insan üzerinde sürekli bir baskı oluşturur. Bu baskı zamanla bedeni ve zihni yıpratır. Kişi dinlense bile kendini tam olarak toparlanmış hissetmez.
Beyin çoğu zaman her an bir sorun çıkacakmış gibi hazır halde bekler. Bu durum stres seviyesini yükseltir. Uzun vadede sürekli yorgunluk hissi oluşturur. İnsan rahatlamak yerine sürekli tetikte yaşar. Bu da zihinsel enerjinin hızla tükenmesine neden olur.
Mükemmel olma isteği de yorgunluğu artıran önemli bir etkendir. Her şeyi doğru yapma, herkesi memnun etme ve başarılı görünme zorunluluğu kişiyi psikolojik olarak zorlar. Hata yapma korkusu zihni sürekli gergin tutar. Bu durum zamanla tükenmişlik hissi yaratır.
Sosyal beklentiler ve sınır koyamamak da bu yorgunluğun önemli nedenlerinden biridir. İnsan herkese yetişmeye çalıştıkça kendini geri plana atar. Hayır diyememek ve kendi ihtiyaçlarını ihmal etmek, hem ruhsal hem de bedensel yorgunluğu artırır. Kişi başkaları için yaşarken kendi enerjisini kaybeder.
initalist.com

Amazonun Önemli Yatırım Başarısızlıkları
Başarı için Kendinize Gerçeği Söylemeyi Öğrenin
Kendi İşinizi Kurmak İçin Bilmeniz Gerekenler
Bütçenizi Sarsmadan BAE-yi Keşfetmenin 5 Yolu
Adım Adım E-Ticaret İşine Başlama Rehberi
Satış Planı - İşletmeler İçin Vazgeçilmez Bir Strateji
Tokyoda Mutlaka Ziyaret Edilmesi Gereken Yerler
Microsoft Neden Skypeı Kapatıyor?
Gayrimenkul sahibi olmanın farklı yolları