İnsan neden sürekli kendini başkalarıyla karşılaştırır?
İnsan neden durup dururken başkalarının hayatına bakar ve kendi hayatını sorgular? Neden bazen hiçbir sorun yokken bile kendimizi yetersiz hissederiz? Bunun arkasında basit bir merak değil, insan beyninin yerleşmiş bir alışkanlığı vardır. Karşılaştırma çoğu zaman farkında olmadan yapılan bir düşünce biçimidir. İnsan çevresine bakarak kendini değerlendirmeye çalışır.
Başkalarının yaşadıklarını görmek, kendi hayatını sorgulamasına neden olur. Kimi zaman bu sorgulama gelişmek için olur. Kimi zaman ise kişiyi huzursuz eder. İnsan başkalarının mutluluğunu, başarısını veya sahip olduklarını gördüğünde kendi durumunu ölçmeye başlar. Bu ölçme süreci bazen motive edici olabilirken bazen de yetersizlik duygusu oluşturur.
Bu nedenle kendini başkalarıyla karşılaştırmak insan hayatında çok yaygın bir davranıştır. Ancak bu davranış kontrol edilmediğinde kişinin ruh halini olumsuz etkileyebilir. İnsan kendi değerini başkalarının hayatına bakarak belirlemeye başladığında iç huzurunu kaybedebilir.
İnsan psikolojisi neden karşılaştırmaya eğilimlidir?
İnsan beyni anlamak için ölçmeye ve kıyaslamaya ihtiyaç duyar. Küçük yaşlardan itibaren neyin doğru, neyin yanlış olduğunu çevresine bakarak öğrenir. Bu davranış zamanla alışkanlığa dönüşür. İnsan kendini tanımlamak için başkalarını referans alır. Kim daha başarılı, kim daha mutlu, kim daha önde gibi sorular zihinde sürekli yer alır.
Eskiden insanlar hayatta kalmak için güçlü olanı gözlemlerdi. Bugün bu durum fiziksel tehlikeden çok sosyal kabul üzerinden işler. İnsan toplum içinde kabul görmek ister, dışlanmaktan korkar. Bu nedenle başkalarına bakarak kendi yerini belirlemeye çalışır. Karşılaştırma, kişinin toplum içindeki durumunu anlamaya çalışmasının bir sonucudur.
Bu alışkanlık çocuklukta başlar. Aile, okul ve çevre insanı sürekli ölçer. Daha başarılı olan takdir edilir, geride kalan uyarılır Değerim başkalarına göre belirlenir. Bu düşünce yetişkinlikte de devam eder. Kişi kendi değerini başkalarının durumuna bakarak anlamaya çalışır.
İnsan kim olduğunu bilmek ister. Bunu bazen kendi iç dünyasına bakarak değil, başkalarının hayatını izleyerek yapar. Ben neredeyim sorusu ortaya çıkar. Başkalarının hayatı bir ölçü gibi kullanılır. Bu durum zamanla alışkanlığa dönüşür ve kişi farkında olmadan sürekli karşılaştırma yapar.
Sosyal medya karşılaştırmayı neden bu kadar güçlendiriyor?
Sosyal medya insanların birbirini daha sık ve daha hızlı karşılaştırmasına neden olur. Çünkü burada herkes hayatının sadece iyi görünen tarafını paylaşır. Zor anlar, sorunlar ve başarısızlıklar çoğu zaman görünmez. Bu durum izleyen kişide yanlış bir algı oluşturur. İnsan başkalarının hayatını olduğundan daha kusursuz zannetmeye başlar.
Birinin gülümseyen bir fotoğrafını görmek onun her zaman mutlu olduğu anlamına gelmez. Ancak beyin bunu çoğu zaman böyle algılar. Kişi kendi hayatıyla başkasının paylaştığı görüntüyü karşılaştırır. Bu da eksiklik ve yetersizlik hissinin oluşmasına neden olur.
Sosyal medyada sürekli başarı hikayeleriyle karşılaşmak da bu durumu güçlendirir. Her gün birilerinin terfi aldığını, yeni bir eve geçtiğini veya daha iyi bir hayata sahip olduğunu görmek insanın kendi hayatını küçümsemesine yol açabilir. Oysa herkesin hayatında dışarıdan görünmeyen zorluklar ve mücadeleler vardır.
Zaman algısı da bu noktada bozulur. İnsan başkasının yıllar süren emeğini birkaç saniyede görür. Zihnimizde bir düşünce dolaşmaya başlar. Herkes ilerliyor, ben geride kalıyorum. Ancak gerçekte herkesin süreci farklıdır. Herkesin ilerleme hızı ve şartları aynı değildir.
Karşılaştırmanın insan üzerindeki etkileri ve çıkış yolu
Sürekli karşılaştırma yapmak insanın ruhsal durumunu olumsuz etkiler. Kişi mutlu olmayı erteler ve kendi değerini başkalarının durumuna bağlamaya başlar. Bu durum sağlıksız bir düşünce döngüsü oluşturur. İnsan ne yaparsa yapsın yeterli olmadığını hisseder. Başkası daha iyi yaptı düşüncesi zihni meşgul eder ve zamanla iç huzur azalır.
Bu süreç özgüven kaybına yol açar. Kişi kendi başarılarını küçümser, başkalarının başarılarını ise olduğundan büyük görür. Tatminsizlik duygusu artar. İnsan sahip olduklarını görmek yerine, sahip olmadıklarına odaklanır. Bu da sürekli eksik hissetmesine neden olur.
Karşılaştırma ile ilham almak arasında önemli bir fark vardır. İlham almak kişiye gelişme isteği verir. Peki biz kendimize ne söyleriz? Ben de ilerleyebilirim. Karşılaştırma ise kişiye şunu düşündürür. Ben yetersizim. Aradaki fark niyettir. İlham güçlendirir, kıyaslamak ise kişiyi yıpratır.
Bu döngüden çıkmanın en sağlıklı yolu kendinle yarışmaktır. En doğru ölçü dünkü halinle bugünkü halindir. Başkalarının yoluna bakmak yerine kendi gelişimine odaklanmak insanı daha dengeli yapar. Herkesin ilerleme süreci farklıdır. Birinin erken başlaması senin geç kaldığın anlamına gelmez. Herkes kendi şartlarına ve zamanına göre yol alır.
initalist.com

Amazonun Önemli Yatırım Başarısızlıkları
Başarı için Kendinize Gerçeği Söylemeyi Öğrenin
Kendi İşinizi Kurmak İçin Bilmeniz Gerekenler
Bütçenizi Sarsmadan BAE-yi Keşfetmenin 5 Yolu
Adım Adım E-Ticaret İşine Başlama Rehberi
Satış Planı - İşletmeler İçin Vazgeçilmez Bir Strateji
Tokyoda Mutlaka Ziyaret Edilmesi Gereken Yerler
Microsoft Neden Skypeı Kapatıyor?
Gayrimenkul sahibi olmanın farklı yolları