Yönetici ile çalışan arasındaki güven neden eriyor?
İş hayatında güven, bir kurumun sağlıklı işlemesi için en temel unsurlardan biridir. Maaş, ofis ortamı, unvan ya da teknik imkanlar çalışanı bir süre motive edebilir. Ancak uzun vadede insanı işine bağlayan asıl şey, yöneticisiyle kurduğu ilişkidir. Çalışan kendini değerli hissettiğinde, fikirlerinin dinlendiğini gördüğünde ve adil davranıldığını düşündüğünde sadece görevini yapmaz, işini sahiplenir.
Güven duygusu zedelendiğinde ise bu bağ yavaş yavaş kopmaya başlar. İnsanlar eskisi gibi açık konuşmaz, fikirlerini paylaşmaktan çekinir. Sadece verilen işi yapıp geri çekilir. Bu durum ekip ruhunu zayıflatır ve iş ortamında soğuk bir hava oluşmasına neden olur. Çalışan yöneticisine güvenmediğinde, kurumun geleceğine de güvenmez hale gelir.
Peki bu güven neden azalıyor? Aslında sorun tek bir nedene bağlı değildir. Birçok faktör zamanla birikir ve güveni yavaş yavaş aşındırır. İletişimin zayıflaması, kararların açık şekilde paylaşılmaması, adalet duygusunun zarar görmesi ve empati eksikliği bu sürecin en önemli nedenleridir. Çalışanlar kendilerini dinlenmemiş, anlaşılmamış ve eşit görülmemiş hissettikçe yönetime olan bağlılıkları da azalır.
İletişim ve şeffaflık eksikliği güveni nasıl yok ediyor
İletişim, yönetici ile çalışan arasındaki güvenin temelidir. Yönetici konuşmadığında, açıklama yapmadığında ya da net olmadığında çalışan kendi içinde sorular üretmeye başlar. Alınan kararların nedenleri paylaşılmadığında, çalışan kendini sürecin dışında hisseder. Bu durum zamanla yönetime karşı mesafe oluşmasına yol açar.
Çalışan, bazı kararların neden alındığını bilmiyorsa kendine şu soruyu sorar. Bizden bir şey mi saklanıyor. Bu düşünce zihinde büyüdükçe güven azalır. Çünkü güven, bilgiyle oluşur. Bilgi verilmediğinde korku ve şüphe ortaya çıkar.
Bir çalışan soru sorduğunda net cevap alamıyorsa yöneticinin dürüst olmadığına inanır. Sürekli yuvarlak ve belirsiz cevaplar verilmesi, gerçeklerin gizlendiği hissini doğurur. Zamanla çalışan şunu düşünmeye başlar: Bana söylenmeyen başka şeyler de olabilir. Bu düşünce ilişkide ciddi bir kopuş yaratır.
Açık iletişim olmadığında dedikodu başlar. İnsanlar bilgiyi yöneticiden almak yerine birbirinden almaya çalışır. Bu da yanlış bilgilerin yayılmasına neden olur. Yanlış bilgi arttıkça yanlış algı oluşur. Çalışanlar kime inanacağını bilemez hale gelir. Böyle bir ortamda güven zayıflar ve ekip içindeki bağlar zarar görür.
İletişimin açık, net ve düzenli olması güvenin korunmasını sağlar. Yönetici kararları paylaşmalı, çalışanların sorularına doğrudan cevap vermeli ve süreci şeffaf şekilde anlatmalıdır. Bu yapıldığında çalışan kendini değerli hisseder. Yönetime olan inancı güçlenir.
Adaletsizlik ve tutarsız yönetim güveni nasıl çökertir?
İnsan adaletsizliği unutmaz. Özellikle iş hayatında bu durum çok daha derin iz bırakır. Aynı emeği veren iki çalışanın farklı şekilde değerlendirilmesi, yöneticiye olan güveni ciddi şekilde zedeler. Çalışan kendisine adil davranılmadığını düşündüğünde, yönetime karşı içten bir kopuş başlar.
Terfi ve ödüllerin neden verildiği açıkça anlatılmadığında çalışanlarda kuşku oluşur. Bir kişinin yükselmesi ama bunun sebebinin paylaşılmaması, diğer çalışanların torpil yapıldığına inanmasına yol açar. İnsanlar başarıya değil, kişisel ilişkilere bakıldığını hisseder. Bu duygu güveni hızla yok eder ve ekip içinde huzursuzluk yaratır.
Yöneticinin tutarsız davranması çalışanı psikolojik olarak yorar. Bugün izin verilen bir konuya yarın kızılması, çalışanı belirsizlik içinde bırakır. Çalışan işine odaklanmak yerine yöneticinin ruh halini anlamaya çalışır. Bu da sağlıklı bir çalışma ortamı oluşturmaz. Güven için yöneticinin davranışlarının öngörülebilir olması gerekir.
Kuralların kişiye göre değişmesi adaletsizlik duygusunu daha da güçlendirir. Bazı çalışanlara esnek davranılırken bazılarına sert davranılması, eşitlik algısını bozar. İnsanlar kendilerine aynı ölçüde değer verilmediğini düşündüğünde yönetime karşı mesafe koyar. Bu mesafe zamanla güven kaybına dönüşür ve iş ortamındaki ilişkileri zayıflatır.
Empati ve insan odaklı yaklaşımın kaybolması
Modern iş dünyasında empati giderek azalıyor. Çalışanlar çoğu zaman sadece görev yapan kişiler olarak görülüyor. Oysa güven, yöneticinin çalışanı insan olarak anlamasıyla oluşur. İnsan kendini anlaşılmış hissetmediğinde yönetime karşı bağını kaybetmeye başlar.
Her çalışanın özel hayatı, stresi ve yorgunluğu vardır. Bunlar dikkate alınmadığında çalışan kendini değersiz hisseder. Değer verilmediğini düşünen kişi, yöneticisine güvenemez. Bu durum zamanla iş ortamında soğukluk ve uzaklık yaratır.
Hatalara sert ve suçlayıcı şekilde yaklaşılması korku ortamı oluşturur. Hata yapan çalışana bağırmak ya da onu küçük düşürmek, güveni tamamen yok eder. Böyle bir ortamda insanlar doğruyu söylemekten kaçınır ve hatalarını gizlemeye çalışır. Bu da yönetici ile çalışan arasındaki ilişkiyi zedeler.
Çalışanın fikirlerini ifade etmesine izin verilmediğinde ve söyledikleri önemsenmediğinde kişi zamanla konuşmamayı tercih eder. Kendini ifade edemeyen çalışan içe kapanır. Bu sessizlik, güvenin azaldığını gösterir. Çünkü insan ancak güvendiği yerde rahatça konuşur ve katkı sunar.
Empati kuran, dinleyen ve anlayan bir yönetim yaklaşımı güveni güçlendirir. Çalışan kendini değerli hissettiğinde hem işine daha bağlı olur, hem de yöneticisine karşı daha açık ve dürüst davranır.
initalist.com

Amazonun Önemli Yatırım Başarısızlıkları
Başarı için Kendinize Gerçeği Söylemeyi Öğrenin
Bütçenizi Sarsmadan BAE-yi Keşfetmenin 5 Yolu
Hayatınızı Değiştirecek 10 Faydalı Alışkanlık
Adım Adım E-Ticaret İşine Başlama Rehberi
Tokyoda Mutlaka Ziyaret Edilmesi Gereken Yerler
Microsoft Neden Skypeı Kapatıyor?
Gayrimenkul sahibi olmanın farklı yolları